Burak ve Çiğdem, yaz akşamında şehir dışına doğru yola çıkmışlardı. Arabada müzik çalarken, sohbetleri giderek daha samimi hale geldi. Göz göze geldiklerinde, aralarındaki çekim hissedilir derecede artmıştı. Burak, cesaretini toplayarak Çiğdem’in elini tuttu ve ona doğru yaklaştı. Kalplerinin hızlı atışları eşliğinde, aniden birbirlerine daha da yakınlaştılar. Arabada geçen bu an, sıcak yaz gecesinin etkisiyle dolup taşan bir tutkuya dönüştü. Dışarıda yıldızlar parlıyordu, ama onların dünyası sadece birbirleriyle sınırlıydı. O an, ikisi için unutulmaz bir anı olarak akıllarında kalacaktı; gençliğin ve tutkunun sembolüydü.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Yorum Yaz